=
logo

>MenüBASIN BÜLTENİ

AGİT Ek İnsani Boyut Toplantısı 22-23 Haziran 2017 tarihleri arasında Viyana’da gerçekleşti. AGİT üyesi ülkelerde dini özgürlüklerin konu edildiği ve üç oturumdan oluşan toplantıya Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği adına üyemiz Yrd. Doç. Dr. Ali Hüseyinoğlu ve Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu adına Melek Kırmacı Arık ve Funda Reşit Taştekin katıldı.

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı adına toplam üç sunumun yapıldığı toplantının ilk oturumunda söz alan Ali Hüseyinoğlu, Batı Trakya’da dini özgürlükler hakkında eski ve yeni sorunlara değindi. 2017 yılı olmasına karşın on yıllardır devam eden müftü ve vakıflarla ilgili sorunların altını çizen Hüseyinoğlu, son yıllarda Avrupa genelinde artan İslamofobinin gerek Yunanistan geneli gerekse  Batı Trakya özelindeki yansımalarını katılımcıların bilgisine sundu.

İslamofobik tutum ve davranışların Batı Trakya’daki tarihi Müslüman Türk varlığını olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Hüseyinoğlu, son olarak 2017 yılında kapatılan üç mescidin kapatılmasına değindi. Yıllardır Dimetoka, Karaferye ve Selanik’teki Müslüman Türk Azınlık üyelerine ait derneklerin içinde yer alan ve şehirdeki tüm Müslümanlara toplu ibadet etme imkanı sağlayan bu mekanların gerekli resmi izinleri olmaması sebebiyle bu yıl kapatıldığının altını çizen  Hüseyinoğlu, bu ve benzeri uygulamaların ibadet özgürlüğüne önemli bir müdahale olduğunu ifade etti.

Birinci ve ikinci oturumlarda konuşan Melek Kırmacı Arık, 240 İmam Kanunu olarak da bilinen yasanın yansımalarına ve müftülük seçimi ile ilgili sorunlara değindi. 1990’ların başından günümüze Yunan siyasi iktidarlarının müftülerin atanması yönünde tutumunu devam ettirdiğini ifade eden Kırmacı Arık, Yunanistan’daki diğer bazı dini grupların kendi liderlerini seçme özgürlüklerinin olduğunun altını çizdi. İkinci oturumda söz alan Funda Reşit Taştekin, geçmişten günümüze müftülerin Yunan mahkemelerinde yargılanma ve adli kavuşturmalarını dile getirdi ve bu alanda yaşanan sorunların 2017 itibari ile devam ettiğini söyledi.

Yunan Delegasyonu Temsilcisi her üç oturumda da söz aldı. Trakya’daki Müftülerin İslami kurallar ve teamüller göz önüne alınarak, Müslümanların da içinde yer aldığı şeffaf bir prosedür ile belirlendiğini ifade etti. Gerek Yunan Kilisesi gerekse Yahudi cemaati liderlerinin seçiminde din adamlarının söz sahibi olduklarını ifade eden Temsilci, Batı Trakya’daki Müslüman bireylerin oy kullanarak kendi liderlerini seçme gibi bir haklarının söz konusu olamayacağını belirtti. Son aylarda kapatılan mescitlere de değinen Temsilci, bahse konu derneklerin ibadethane açmaya yönelik gerekli izinleri olmadığını ve bu yüzden kapatıldıklarını ifade etti. Türk Azınlık ifadesinin aksine Azınlığın üç farklı etnik gruptan oluştuğunu söyleyen Temsilci, bu üç grubun tek ortak noktasının Müslüman olmaları olduğunu söyledi. Azınlığın haklarının Yunan devleti tarafından tam anlamıyla korunduğunun altını çizen Temsilci, eğitim alanında iki dilli okulların mevcut olduğunu, Kuran’ın devlet okullarında Müslümanlar tarafından okutulduğunu ve bunun yanında Yunan devleti olarak dinler ve kültürlerarası diyalog adına etkin bir şekilde çalıştıklarını ifade etti ve 2015 yılında Yunan devleti tarafından ilk kez düzenlenen Ortadoğu’da dini ve kültürel çoğulculuğa yönelik uluslararası konferansın bu yıl Ekim ayında ikincisinin düzenleneceğini söyledi.






Yukarı